Anasayfa POLİS HABER Polisten sitem: Yazıklar olsun polisi bu hale getirenlere

Polislik Sınavı, Polislik, Polis Haber, POMEM, PMYO, Komiserlik

21
Ocak
2017

ne demek nedir kimdir com

Polisten sitem: Yazıklar olsun polisi bu hale getirenlere

Mersin'de yasadışı dışı dinlemelere yönelik olduğu iddia edilen operasyonda 20 kişinin gözaltına alındığı bildirildi

Mersin Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri sabahın erken saatlerinde yasadışı dinlemelere yönelik olduğu iddia edilen polislere yönelik operasyon yaptı. Ekipleri aralarında daha önce İstihbarat Şube'de çalışan rütbeli müdürlerinde olduğu yaklaşık 20 kişiyi evlerinde gözaltına aldı. Polisler, Mersin Devlet Hastanesi ve Toros Devlet Hastanesi'ne getirilerek sağlık kontrolünden geçirildi.

Daha önce istihbarat şubede görevliyken açığa alınan Komiser Yardımcısı Mustafa Cihan, hastaneye getirilişi sırasında, "Yazıklar olsun polisi bu hale getirenlere. Ya ben ya buradaki arkadaşlar şehit olacak. Bu ülkenin geleceğini zehirleyemeyecekler. Er geç adalet yerini bulacak." şeklinde konuştu. Diğer polisler ise neden gözaltına alındıklarını bilmediklerini söyledi.

Aynı müfettiş raporu il il dolaştırılıyor

Türkiye, 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının ardından emniyet teşkilatı üzerinden yoğun algı operasyonlarına muhatap kaldı. Soruşturmalarda görev emniyet mensupları hedef tahtasına oturtuldu. Emniyette, sözde ‘paralel yapı' bahanesiyle kapsamlı bir tasfiye furyası estirildi. Bununla yetinilmedi terör ve yolsuzluklarla mücadelede uzmanlaşmış aralarında amirlerin de bulunduğu polislere operasyonlar başlatıldı. Müfettiş raporlarına dayanılarak başlatılan soruşturmalar özel oluşturulan mahkemeler aracılığıyla gözaltı ve tutuklamalara kadar vardırıldı.

Emniyet mensuplarını kamuoyunda küçük düşürmeyi de hedefleyen operasyonlar  İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) müfettişlerinin hazırladığı  ‘tevdi raporları' doğrultusunda yürütüldü. Casusluk gibi ağır ithamlarında yer aldığı raporlar ışığında çok sayıda emniyetçi tutuklandı. Halen İstanbul'da tutuklu bulunan emniyetçiler hak arıyor. En son Ankara'da ‘illegal dinleme ve casusluk' soruşturması kapsamında 17 eski istihbaratçı polis gözaltına alındı. Ankara Sulh Ceza Mahkemesi, tutuklanmalarına yönelik savcılık taleplerini reddetti. Emniyetçilerin tamamının önceki gün serbest bırakması, aynı zamanda ‘belli bir amaca yönelik' olarak hazırlanan müfettiş raporlarını da bir kez daha çürüttü. Karara savcılığın itiraz etmesi beklenirken müfettiş raporlarıyla suçlamalara yargının artık itibar etmemesi gerektiği belirtiliyor.

Müfettiş raporlarıyla ilgili sayısız iddia söz konusu. Raporların İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın talimatı hazırlandığı iddiası bunlar arasında. Balyoz, Ergenekon, 28 Şubat, El Kaide, Hizbullah, KCK PKK ve Devrimci Karargâh gibi önemli operasyona imza atan emniyetçiler, ‘illegal dinleme, özel hayatın gizliliğini ihlal, belgede sahtecilik, bilgi sızdırmak, casusluk ve hükümete darbe girişiminde bulunmak' gibi farklı gerekçelerle idari ve adli soruşturmalara tabi tutuldular. Bakan Ala her defasında, 'hesap sorulacağı' yönünde açıklamalarda bulundu. Önceden hazırlanmış müfettiş raporları ile hükümetin yeni kurduğu Sulh Ceza Mahkemeleri'nde görevli ‘seçilmiş' bazı hakim ve savcılar aracılığıyla onlarca emniyet mensubu tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ancak müfettiş raporlarındaki iddiaların aksine Antalya, Ankara ve İzmir'de görevli Sulh Ceza Mahkemeleri hakimleri, iddiaları dikkate almayarak gözaltına alınan polisleri serbest bıraktı. Gerekçeli kararlarında ise polislerin görevlerini yaptıklarının altı çizildi.

Raporlar 17 Aralık soruşturması tartışmalarıyla birlikte hız kazandı. Öncesinde, Mülkiye ve polis başmüfettişleri istihbarat dairesinde çalışmalar yaptı. Kapsamlı bir ‘dinleme' raporu hazırladı. İçişleri Bakanı ile Emniyet Genel Müdürü'nün onayına sunuldu. Her ile göre özel 'tevdi raporları' hazırlandı. Raporlarda ‘illegal dinleme, özel hayatın gizliliğini ihlal, casusluk ve evrakta sahtecilik' gibi suçlamalar kopya halinde aynen yer aldı. Dinleme yaptığı iddia edilen kişilerle dinlenen kişilerin isimleri değiştirildi. Bu kapsamda ilk tevdi raporu Adana Cumhuriyet Savcılığı'na sunuldu. Bunun ardından da Adana'da vali ve bazı bürokratları yasa dışı şekilde dinledikleri iddiasıyla biri emekli 8 polis gözaltına alındı. Önceden belirlenen hakimlerin kararıyla da 6 emniyetçi tutuklandı. Ancak nöbetçi mahkemeye yapılan itiraz sonucunda polisler bir hafta sonra serbest bırakıldı. Adana'da algının ters tepmesinin ardından aynı raporlar bu kez isim değişiklikleri yapılarak İstanbul, Edirne, İzmir ve Ankara Adliye'lerine gönderildi. Gözaltı ve utuklamalar ard arda geldi. Ancak mahkemelerde avukatlarca sunulan evraklar bakanlığın stratejisini bozdu. Emniyet mensupları, mahkemeye kimlerin ne amaçla dinlendiğine ilişkin belgeleri yani mahkeme kararlarını ayrıntılı olarak sundu. İstanbul hariç diğer illerdeki mahkemeler söz konusu iddiaların yersiz olduğuna hükmederek tutuklamaya gerek görmedi. İstanbul'daki önceden oluşturulduğu hükümet yetkililerince itiraf edilen mahkemelerce tutuklama kararları verilmesi ise bir hayli tartışıldı. Halen tutuklu emniyetçiler mağduriyetlerinin giderilmesini bekliyor.

Geçtiğimiz Salı günü de Ankara'da polislere yönelik yeni bir algı operasyonu yapıldı. Bu operasyonun hedefinde bir dönem İstihbarat Dairesi Başkanlığı yapan Ömer Altıparmak ve ekibi vardı. Eski istihbarat personelinin gözaltına alınma gerekçesini de yine müfettiş raporlar oluşturdu. Ancak ‘planlı' raporlar yine yargıdan döndü. Söz konusu iddiaları inceleyen mahkeme heyeti iddiaların asılsız olduğuna hükmederken gözaltına alınan emniyet mensuplarının görevlerini yaptığı vurgulandı. Tutuklamaya gerek olmadığına karar kılındı. Hukukçular, ‘illegal dinleme, özel hayatın gizliliğini ihlal ve casusluk' gerekçesiyle gözaltına alınan emniyetçilerin serbest bırakılmasının özellikle İstanbul'da tutuklu bulunan 51 polise de gerekçe olacağını aktarıyor. Çünkü, aralarında Yurt Atayün, Ömer Köse ve Ali Fuat Yılmazer'in de bulunduğu istihbarat ve terör polislerinin benzer gerekçelerle tutuklandığı dile getiriliyor. Bütün gerçeklere rağmen hükümetin, algı operasyonlarından vaz geçmesi beklenmiyor.